Hayırlı Günler   
Özel Gazi Hastanesi Özel Gazi Hastanesi SAĞLIK REHBERİ
Gazi Hastanesi
 





























 
Gazi Hastanesi - Radyoloji
  • Manyetik Rezonans (1,5 Testle)

  • Pet-CT (16 Multislice)

  • Bilgisayarlı Multislice Tomografi

  • 4 Boyutlu Renkli Doppler  Sonografi

  • UltraSonografi

  • Mammografi

  • Röntgen

  • Panoromik ve Sefalometrik Röntgen

  • Girişimsel Radyoloji (USG - BT Eşliğinde Troit, Meme, Prostat Biopsisi)

Bilgisayarlı Multislice Tomografi;

 

    

Çok kesitli bilgisayarlı tomografi konusuna girmeden önce bilgisayarlı tomografinin evriminden biraz söz etmekte yarar var;

KLASİK BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ

Bilgisayarlı tomografide x ışınları veren bir tüp ile bu ışınları tutan dedektörler bulunur. Hasta ise bu ikisinin ortasındadır. Böylece x ışınları hastanın içinden geçtikten sonra dedektörler tarafından tutulur (Resim 1). Vücudun dokularının atomik yoğunlukları farklı farklı olduğundan her bir dokunun tuttuğu x ışını farklı olur ve böylece doku görüntüleri oluşturulur. Tüp ve dedektörler hasta etrafında 360 derece dönerek vücudun o bölümünün kesitini görüntülerler.

Klasik tomografide bir kesitin görüntüsü alındıktan sonra masa biraz ileri doğru hareket ederek bir sonraki kesit alınır. Bu yöntemle inceleme hem zaman alıcıdır hem de solunum hareketlerine aşırı duyarlıdır, bundan dolayı da kalp damar incelemeleri için uygun değildir.

Resim 1: Klasik bilgisayarlı tomografi. Hasta, x ışınlarını veren tüp ile bu ışınları yakalayan dedektör arasındadır. Tüp ve dedektör bir tur döndükten sonra masa (dolayısı ile hasta) biraz ileri kayar ve işlem tekrarlanır.

SPİRAL BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ

Bu güçlüğü yenmek için son yıllarda spiral bilgisayarlı tomografiler (Spiral CT) çıkarılmıştır. Burada ise tüp ve dedektörler hasta etrafında sürekli dönerken, hastanın yattığı masa önceden belirlenmiş bir hızda sürekli hareket eder (Resim 2). Hastaya göre bu hareket spiral şeklinde olduğu için de spiral BT adını almıştır. Bununla incelemeler çok kısa sürelerde yapılabilir hale gelmiştir. Ancak bu da hareketli bir organ olan kalbin görüntülenmesi için yeterli olmamıştır.

Resim 2: Spiral bilgisayarlı tomografi. Burada tüp ve dedektörler sürekli dönerken masa da sürekli kayar.

ÇOK KESİTLİ (MULTI-SLICE) TOMOGRAFİ

Bunun üzerine çok kesitli (multi-slice) spiral BT'ler (MSCT) çıkarılmıştır (Resim 3). Bu tomografilerde daha ince ve birden fazla sıra halinde dedektör bulunur. Son teknolojik ilerlemeler ile tüp hareketi de hızlandırılmıştır. Önceleri 4 sıra halinde olan dedektörler, daha sonra 16 sıra haline getirilmiş, son çıkanlarda ise 64 sıralı olanları yapılmıştır. Böylelikle görüntülerin çözünürlüğü artmış ve 20 saniyenin altında nefes tutmayla yapılabilir hale gelmiştir.

Resim 3: Çok kesitli spiral bilgisayarlı tomografi. Burada dedektör sayısı artırılmıştır.

 

Çok kesitli (multi-slice) bilgisayarlı tomografinin avantajları:

  • Damar hastalığı hakkında bilgi veren, hasta için zahmetli olmayan bir tanı yöntemidir.

  • İşlem süresi kısadır, bir nefes tutma süresinde yapılabilir.

 

           

  • Kranyum,

  • Hipofiz,

  • Orbita,

  • Paranazal Sinüs,

  • Temporal kemik,

  • Boyun,

  • servikal (seviye...),

  • Dorsal (Seviye...),

  • Lomber (Seviye...),

  • Dental BT,

 

 

 

  • Thoraks,

  • Thoraks (HRCT),

 

 

        

 

  • BATIN,

  • İlaçlı BATIN

 

 

  • Omuz,

  • Dirsek,

  • Koksofemoral Eklem,

  • Ayak

RENKLİ DOPPLER SONOGRAFİ

4D ultrasonografi (Voluson 730 ) en son teknolojik ultrasonografi cihazı olup ,anında 3 boyutlu fetus görüntüsü elde edilmektedir. Ultrasonografi cihazı renkli doppler ultrason ve 2 boyutlu ultrason olarakta son derece üstün özelliklere sahiptir.

  • Üst Ekstremite Arterleri

  • Sağ           Sol

  • Alt Ekstremite Arterleri

  • Sağ           Sol

 

  • Üst Ekstremite Venleri

  • Sağ           Sol

  • Alt Ekstremite Venleri

  • Sağ           Sol

  • Karotis – Vertebral

  • Skrotal

  • Penil

  • Renal Arterler

  • Portal Sistem

  • Obstetrik

ULTRASONOGRAFİ

  • Tüm Batın

  • ÜSt Batın

  • Pelvis

  • Üriner Sistem

  • Meme

  • Gebelik (2.Düzey)

  • Transvaginal

  • Transrektal

  • Tiroid

  • Testis

  • Kalça

  

MAMMOGRAFİ

Mammografi memenin detaylı görüntüsünün düşük dozajlı özel bir x ışını (Röntgen Işını) yardımı ile film üzerine alınmasıdır. Mammografide düşük dozajlı X ışını, yüksek kontrastlı ve yüksek yoğunluklu filmler ve özel olarak dizayn edilmiş röntgen cihazları kullanılır. Meme kanseri tedavisinin başarıya ulaşmasında erken teşhis çok önemlidir. Mammografi erken meme kanseri teşhisinde en önemli rolü oynar. Birleşik Devletler Gıda ve İlaç İdaresi (US Food and Drug Administration) 50 yaşın üzerindeki kadınlarda bulunan kitlelerin %85 ile %90’ının hissedilebilir büyüklüğe ulaşmasından 2 yıl kadar önce mammografi ile belirlenebileceğini tahmin etmektedir. Mammografinin yararları, potansiyel riskleri ve verdiği rahatsızlıktan çok daha fazladır.

Mammografi meme içerisindeki değişiklikleri kadının kendisi ya da doktoru tarafından hissedilemeyecek düzeydeyken bile görüntüleyebilir. Kitlenin bulunmasının sonrasında, mammografi bunun kanser olup olmadığının belirlenmesinde kullanılabilir. Bu amaçla mammografi yardımıyla biyopsi yapılabilir. Biyopsi, kuşkulu dokunun alınarak laboratuar şartları altında kanser olup olmadığının belirlenmesi işlemidir. Bir anormalliğin bulunması durumunda, özel bir mammografi türü (Stereotactic Mammography) eşliğinde ya da ultrason yardımı ile yapılan biyopsi teşhisinin doğrulanması amacı ile kullanılabilir.

Mammografinin Çeşitleri

Kontrol ve tanı amaçlı olmak üzere mammografi ikiye ayrılabilir;
• Kontrol amaçlı mammografi, hiç bir şikayeti olmayan kadınlarda olası meme kanserlerini erken aşamada teşhis etmek için kullanılır. Kontrol amaçlı mammografi düzenli olarak yapıldığında erken tanı olasılığını arttırarak tedavinin başarıya ulaşma şansını önemli bir ölçüde arttırır. 40 yaşını geçen her kadının yılda bir kez kontrol amaçlı mammografi yaptırması önerilmektedir. Göreceli olarak daha yüksek risk taşıdığı var sayılan kadınlar doktor önerisi ile daha erken yaşlarda bu uygulamaya başlayabilirler.
• Tanı amaçlı mammografi kitle bulunması ya da meme akıntısı gibi meme ile ilgili şikayeti olan kadınlar ile kontrol amaçlı mammografisinde normal olmayan oluşumlar bulunan kadınlar için uygulanan bir yöntemdir. Tanı amaçlı mammografi daha detaylı bir işlemdir ve bu nedenle kontrol amaçlı mammografiden daha uzun zaman alır. Tanı amaçlı mammografi kuşkulu dokunun tam yerini, boyutunu belirlemek ve çevre dokuyla lenf bezlerini görüntülemek amacı ile yapılır. Daha önceden meme kanseri geçirmiş kadınlar ve memelerinde protez bulunan (Silikon vb.) kadınlar tanı mammografisi yaptırırken daha fazla açıdan görüntülenebilirler.

Mammografi Nasıl Yapılır?

Mammografi çekilirken, uzman hastayı gerekli konuma getirerek her bir memeyi ayrı ayrı görüntüler. Her memenin çekiminde, meme film taşıyıcı plakalar üzerine dikkatlice yerleştirilir ve nazikçe iki levha arasında bastırılır. Bu levhalar genellikle şeffaf cam elyafından ya da başka şeffaf plastiklerden yapılmışlardır. Bu sıkıştırma memenin düzleşmesine neden olur, bu da dokunun daha başarılı görüntülenmesini ve incelenmesini olası kılar. Dokunun aldığı ışın miktarı da azalır.

Bazı mammografi merkezlerinde, uzmanlar mammografi öncesi meme derisi üzerine yapışkan yer belirleyiciler koyabilirler. Bu işaretlemenin amacı, yaralar gibi kanser ile ilgisi olmayan ancak yanlış değerlendirmelere yol verebilecek oluşumları belirlemek olabileceği gibi, mammografi yapılmasına neden olan bulunmuş kitle gibi potansiyel alanları işaretlemek de olabilir. Bazı mammografi merkezlerinde, her zaman meme ucuna bir işaretleyici konulur ve radyologlar bu işaretleyiciyi bulgularının yerlerini belirlemek amacı ile kullanırlar.

Mammografi çekilirken, bir X ışını kaynağı çalıştırılır ve oluşan X ışınları sıkıştırılmış olan memenin içinden geçerek, memenin altındaki film kasetine ulaşırlar. Film kaseti içinde bulunan özel bir fosfor tabakası, üzerine düşen X ışınları oranında ışık fotonu oluşturur ve bu ışık fotonları röntgen filmi tarafından kaydedilir ve filmde kararma oluşur. X ışınları farklı yoğunluktaki ve tipteki dokulardan farklı oranlarda geçtiği için, memenin iç yapısı görüntülenmiş olur. Bu iki aşamalı görüntüleme yöntemi, duyarlılığı yüksek röntgen filmleri ve düşük enerjili X ışınları kullanılarak yapıldığı için memenin çok detaylı görüntüsünü olası olan en az radyasyon miktarı ile üretir. İşlenmiş mammografi filmleri radyologlar tarafından değerlendirilirler. Radyologlar değerlendirmelerinde her iki memenin mammografisini birbirleri ile ve yeni mammografileri eskileri ile karşılaştırırlar. Değerlendirmede radyologlar gölgelere ve meme dokusu yoğunluğunun dağılımına bakarlar.

Mammografi parmak izi gibidir, kadından kadına oldukça fazla farklılık gösterir aslında hiç bir mammografi diğer bir mammografiye benzemez. Bu nedenle, kontrollere giderken daha önceki kontrollerin yalnızca raporlarını değil bu kontrollerde çekilmiş mammografi filmlerinin de götürülmesi büyük önem taşır. Daha önce çekilmiş mammografi filmleri ile yeni çekilen filmler arasındaki küçük farklar kansere erken aşamada tanı konmasını sağlayabilir.

Memeler, yağ, bağ dokusu ve salgı bezlerinden oluşmuşlardır. İyi huylu ve kanser olan lezyonlarda dahil olmak üzere, meme kitleleri mammografi filmi üzerinde beyaz bölgeler olarak görünürler. Yağ mammografi filmi üzerinde siyah olarak görünür. Bunun dışındaki her şey (salgı bezleri, bağ dokusu, tümörler, mikrokalsifikasyon gibi diğer önemli anormaliteler) mammografi filmi üzerinde değişik düzeyde beyaz olarak görünür.

Mamografi yapılırken memenin sıkıştırılması

Mammografi çekilirken maksimum oranda dokunun görüntülenebilmesi için meme bir miktar sıkıştırılır. Memenin sıkıştırılması bir miktar rahatsızlık yaratsa da, bu yalnızca mammografinin çekilmesi için gerekli olan kısa bir süre içinde sona erecektir. Mammografi çekilirken sert bir sıkıştırılma ve basınç hissedebilirsiniz ama bu size acı verecek düzeyde olmamalıdır. Eğer acı duyarsanız, mammografi teknisyenini durumdan haberdar etmelisiniz. Memenin mammografi çekilirken sıkıştırılmasının nedenleri;

• Meme sıkıştırıldığında meme dokusu daha geniş alana yayılır, üst üste gelmeler en az düzeyde olur ve dolayısı ile memenin anatomisi ve olası anormallikler daha iyi görüntülenebilir. Örneğin, yetersiz oranda yapılan sıkıştırma mikrokalsifikasyonların kötü görüntülenmesine yol açar, mikrokalsifikasyonlar minik kalsiyum birikmeleridir ve genellikle meme kanserinin erken işaretlerindendir.
• Normal yapılara ait gölgelerin üst üste gelerek, şüpheli bir görüntü oluşturma olasılığı azalır.
• Daha ince bir doku incelenecek olduğu için daha az oranda X-ışınına gereksinim olur.
• Memenin hareket etmesine engel olarak, görüntülerin bulanıklaşması önlenir.
• X-ışının kalın doku içinde dağılarak, görüntü kalitesini düşürmesine engel olunur.

Mammografi yapılırken alınan görüntüler

Kontrol amaçlı mammografi yapılırken, memeler ayrı ayrı görüntülenir. Bu işlem sırasında;
• Tipik olarak yukarıdan (cranial-caudal görüntü, CC)
• ve, bir açıyla, eğimli olarak (mediolateral-oblique, MLO)
görüntü alınır.

CC Görüntüsü Oblik Görüntüsü

Tanı amaçlı yapılan mammografide de memeler ayrı ayrı görüntülenir. Bu işlem sırasında kontrol amaçlı mammografide alınan görüntülere ek olarak, problem ile ilintili ek görüntüler alınır. Bunlar arasında;
• Dışarıdan içeriye doğru yandan alınan Lateromedial (LM) görüntüsü
• Memenin ortasından dışarıya doğru alınan Mediolateral (ML) görüntüsü
• Büyütülerek yukarıdan alınan CC görüntüsü
• Problem görülen alan sıkıştırılarak alınan görüntüler vardır.
Bunlara ek olarak bazen, her iki memenin iç kısmını görüntülemek amacıyla alınan "vadi görüntüsü" alınır. Bu görüntü alınırken her iki meme de görüntüleme yerine konur ve aralarındaki bölge ile içe bakan kısımları görüntülenir.

Bu görüntülerde normal olmayan yoğunlukta dokular saptandığında, daha detaylı görüntüleme işlemlerine baş vurulur.

Mammografi uygulamaları “konvansiyonel” ve “dijital” olarak yapılabilmektedir. Her iki uygulamanın başlangıç prosedürleri aynıdır. Yani memeye kompresyon uygulanır (memeler sıkıştırılır) ve X ışını kullanılarak görüntü elde edilir. Ancak görüntü bilgileri konvansiyonel mammografide röntgen filmi üzerine, dijital mammografide bilgisayar ortamına kaydedilir.

Analog görüntülerin (normal röntgen filmini oluşturan gri skala bilgileri) dijital bilgiye çevrilmesi 3 yöntemle yapılmaktadır; film digitizer kullanımı, computed radyografi (CR) ve dijital radyografi (DR).

Düz grafilerin dijitalizasyonu : Konvansiyonel düz grafilerin, digitizer kullanılarak dijital veriye çevrilmesidir ve en az verimli metottur. Bu metodun büyük departmanlarda filme dayalı sistemden PACS’a geçiş aşamasında yararlı olduğu bildirilmektedir. Ancak mammografilerdeki detay kaybı fazla olacağından rutin kullanımda tercih edilmemektedir.

CR : CR tekniği, dijital veri elde etmek için konvansiyonel radyografi ekipmanını kullanan bir tekniktir. Konvansiyonel film yerine, burada yüklü bir plaka radyasyonu almaktadır. Daha sonra bu plaka dijital görüntü oluşturmaktadır.

DR : Hastayı geçen radyasyonu direkt olarak dijital bilgiye çeviren elektronik detektörlerin (alıcıların) kullanıldığı bir metottur. Üç metot arasında en pahalısı olmakla birlikte hasta yükü fazla olan departmanlarda dijital veri elde etmek için en pratik yoldur.

Günümüz bilgisayar teknolojisinde kaydedilen büyük gelişme, dijital radyolojik sistemlerin de aynı hızda gelişmesini sağlamış, farklı birçok dijital radyolojik yöntem geliştirilmiştir. Görüntü verilerinin dijitalizasyonu gerek arşivleme gerekse rekonstrüksiyon denilen görüntünün yeniden işlenebilmesinde çok büyük yararlılıklar sağlamıştır. Ayrıca elde edilen görüntülerin “network” iletişimleri aracılığıyla çekimlerin gerçekleştirildiği yerden farklı merkezlere transferi, görüntü verilerinin bilgisayar aracılığı ile değerlendirilmesi ve yorumlanmasını sağlamıştır.

   DİREKT RÖNTGEN

  • TELE
  • AKCİĞER
  • WATER'S (PNS)
  • ÖSEFAGUS PASAJ
  • MİDE - DOUDENUM
  • İNCE BAĞIRSAK  (Tek Kont)
  • KOLON (Çift Kontrast)
  • IVP
  • DÜS
  • HSG

1-Tetkiki yaptıracak olan hastaların belirli bir hazırlık yapması gerekmemektedir.

2-Hamile olan hastaların kesinlikle direkt grafi çektirmesi yasaktır.

                                    

Histero Sapingo Grafi (Histero)

İlaçlı rahim filmi (ilaçlı film, HSG,  histerosalpingografi) nedir?
Halk arasında "ilaçlı rahim filmi veya ilaçlı film" olarak da bilinen Histerosalpingografi (veya kısa adı ile HSG)  x-ışınları kullanılarak yapılan bir röntgen incelemesidir.

İlaçlı rahim filmi (ilaçlı film, HSG,  histerosalpingografi) anlamı nereden gelmektedir?
Histerosalpingografi; Histero-Salpingo-Grafi (HSG) kelimelerinin birleşmesinde meydana gelmiştir. Bunda histero rahim, salpingo tüpler, grafi de görüntüleme anlamlarına gelmektedir. Yani, özetle HSG, rahim ve tüplerin radyolojik olarak görüntülemesine verilen isimdir.

HSG (İlaçlı rahim filmi,  histerosalpingografi) nasıl çekilir?
HSG çekilirken serviksten (rahim ağzından) geçen silindirik bir kateter yardımıyla uterus içine yağlı bir x-ışını boyası (opak madde) verilmektedir. Bu opak maddenin dağılımına bakılarak rahim içi veya fallop tüpleri ile ilgili problemler ortaya çıkarılmaya çalışılır.

İlaçlı rahim filmi (ilaçlı film, HSG,  histerosalpingografi) neleri gösterir?
X-ışınlarına duyarlı opak maddenin yayılım şekli değerlendirilerek;

I.  Uterus (rahim) boşluğu içinde yer kaplayan kitlelerin varlığı araştırılır (Bu rahim içi kitleler endometrial polip, 
submüköz myomuterin sineşi  adı verilen rahim içi yapışıklıklar olabilir).

II.  Opak maddenin tüpler içinde ilerleyişi ve karın içine yayılışı sonrasında tüplerin durumu araştırılır. Tüplerin birinde veya her ikisinde birden kısmi ya da tam bir tıkanıklık olup olmadığı anlaşılabilir.  Tüplerin tıkanıklık haline "tubal obstruksiyon" adı verilir.

HSG, infertilite araştırmalarında sıklıkla rutin olarak uygulanan bir yöntemdir.

İlaçlı rahim filminin (ilaçlı film, HSG) diğer avantajları nelerdir?
En önemli avantajlarından birisi de HSG’ nin tedavi edici özelliğidir. Şöyle ki; HSG çekilmesini takiben tüplerin içindeki küçük yapışıklıkların açılması söz konusudur.

İnfertil (kısırlık sorunu olan) bir bayanda diğer parametreler normal ise ve  HSG çekilmesine rağmen tüm bulgular normal olsa bile kişi infertilite tedavisine başlanmasa filmin çekiminden sonraki 6 ayda gebelik oranları artmaktadır.

Bu nedenle HSG kısırlık tedavisinde hem teşhis için hem de tedavi için önemli bir yöntemdir.

HSG için en ideal zaman nedir?
HSG çekimi için en uygun zaman adet bitiminden bir kaç gün sonrasıdır. Daha sonrasında veya adet döneminde hsg filmi çekimi önerilmez.

İlaçlı rahim filmi (ilaçlı film, HSG) neden adet bitiminden hemen sonra çekilmelidir?
HSG çekilmesinin adet bitiminden sonraki 1-3 gün içinde olmasının üç ayrı temel sebebi vardır:
I.   Adetten temizlenme yeni olduğu için gebelik şansı bu dönemde bulunmamaktadır. Bu nedenle muhtemel olarak oluşan yeni bir gebeliğe zarar verilmemiş olunur.  
II.  Adetin ilerleyen günlerinde rahim içi kalınlaşacak bu da rahim içindeki olası kitleleri gizleyecek ve görüntünün netliğini azaltacaktır.
III. Adet dönemi ve adet döneminden hemen sonra rahim ağzı kanalı (cervical kanal) açıktır.  Zaman ile rahim ağzı kanalı kapanacak bu da bu bölgeye yerleştirilen kateterden içeriye opak maddenin girişini engelleyecektir.

İlaçlı film (HSG) adetli dönemde çekilir mi?
Hayır.  HSG adetliyken çekildiğinde enfeksiyon ve
 endometriosis hastalığı  gibi riskler taşıdığından ötürü çekilmez.

HSG, Histerosalpingografi, ilaçlı rahim filmi

Histerosalpingografi (HSG) tetkiki ile rahim ve tüplerin görüntülenmesi

HSG (ilaçı rahim filmi) nasıl çekilir?
HSG, aslında özel bir röntgen filmi çekimidir. Bunun için önce hasta jinekolojik pozisyonda röntgen masasına yatırılır. Antiseptik solüsyonla dış genital organ ve vajina dezenfeksiyonunu takiben serviks "tenekulum" denen özel bir aletle sabitlenir. Servikal kanaldan içeri itilen özel bir kanül vasıtası ile kontrast (opak) madde rahim içine enjekte edilir.

İşlem birkaç aşamada gerçekleştirilir. Enjekte edilen madde miktarı ve enjeksiyon basıncı ayarlanarak kontrast maddenin rahim içini doldurması, tüplerden geçişi, pelvis (alt karın boşluğu) içinde dağılışı, iki veya üç film çekilerek görüntülenir.

İşlemin "endoskopi (skopi)" yardımıyla yani ilacın yayılımını görerek yapılması başarı oranını arttırır.

Daha sonra bu filmler incelenerek rahim içinde bölme, polip veya myom varlığı, rahim yapısı, tüplerin açık olup olmadığı, tüplerin uç kısmının alt karın boşluğuna açılıp açılmadığına bakılır.

Genelde hasta işlemden 24 saat sonra yeniden çağrılarak,  bu kez düz (ilaçsız) batın filmi çekilir. Böylece ilacın batın içine yayılımının varlığı araştırılır.

HSG’ nin bir başka kullanım alanları,
laparoskopi , histeroskopi ve tubal reanatamoz (tüplerin mikrocerrahi ile açılması ameliyatı) operasyonları sonrasında yapılan işlemlerin sonuçlarını ve
başarısını değerlendirmektir.    

HSG (ilaçı rahim filmi) kimler için uygun değildir?
HSG bazı kişiler için uygun olmayabilir. Bunlar;

 Rahim ağzı yarası olanlar ile vajinal veya servikal (rahim ağzı) enfeksiyonu olanlar. Bu tür kişilerde film çekimi sırasında mikroplar rahim içine taşınabilir. Bu nedenle öncelikle enfeksiyon tedavisi gereklidir.

 Rahim ağzı darlığı olanlar. Rahim ağzında darlık (cervical stenoz) olanlar da HSG çekimi bazan çok zor bazan da imkansız hale gelebilir.

 Rahim ağzında veya rahim içinde kanser veya kanser şüphesi olanlar. Bu durumlarda da kanser hücreleri film çekimi sırasında rahim içinden batına yayılabilir.

HSG çekimi ağrılı bir işlem midir?
Evet bir miktar ağrılı olabilir.  İlaçlı film sırasında rahim içine enjekte edilen sıvı- opak madde tüplere giderken ve tüplerden batına geçerken bir miktar ağrı hissedilebilir. Bu ağrı asla dayanılmayacak düzeyde değildir ve yalnızca bir kaç dakika sürmektedir. 

Yine de bazı hastalar hiç ağrı çekmemek için jinekolog veya radyolog hekimlerinden, genel anestezi eşliğinde (uyutularak) ilaçlı rahim filmi isteminde bulunmaktadırlar.

Her tüp bebek ve infertilite (kısırlık) tedavisine başlamadan önce HSG çekilmesi şart mıdır?
Evet.  Her tüp bebek (ivf) ve kısırlık tedavilerinden önce HSG, rutin olarak kadına transvajinal ultrason ve kandan bazal hormon testleri yapılması şarttır.

Erkekte de spermiogram testinin (meni testi) yapılması önerilmektedir.

Bu şekilde kısırlığa neden olabilecek sebeplerin yaklaşık %85'i ortaya konmuş olur.

HSG sonrası tüpleri kapalı görünen bir kişiye ne tür bir işlem yapılmalıdır?
HSG sonrası fallop tüpleri kapalı (tubal obstruksiyon) çıkan bir hastaya ileri tetkik ve tedavi açısından 
laporoskopi ameliyatı
uygulanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki laporoskopi tüplerdeki durumu gösteren "direkt" bir yöntemdir. Halbuki HSG bir "indirekt" yöntemdir ve dolaylı olarak tüplerde bir sorun olabileceğini göstermektedir.   

HSG de tüpler kapalı görünmesine rağmen gerçekte açık olabilir mi?
Evet.
  İlaçlı film sırasında opak maddenin hızlı verilmesi, rahimden tüplerin bağlandığı kısımda reaksiyonel olarak spasm (kasılma) oluşturarak ilacın batın içine gitmesine engel olabilir.

Bu durum "tubal spasm" olarak bilinir ve gerçekte tüpler açık olduğu halde filmde kapalıymış gibi bir durum ortaya çıkarır.

Tubal spasmdan şüphe edildiğinde iki şey yapılabilir;
I.  Bu sefer ilaç daha yavaş verilerek HSG filmi tekrarlanır ve tüpler yeniden değerlendirilir.

II.  Laporoskopi ile kesin tanı konulur.

Tüpleri kapalı kişilerde ne tür işlemler yapılabilir?
Tüplerin tam olarak açık olup olmadığı önemlidir. Çünkü tüpleri laporoskopide de tam olarak kapalı görülen bir kişide uygulanacak tek yöntem tüp bebek (ivf) işlemidir.
 

                    

          İVP (İntraVenöz PiyeloGrafi)

  • İVP(ilaçlı böbrek filmi) tetkiki yaptıracak hastalarımızın bir gece öncesinde saat 17.00’de hafif bir kahvaltı yapması ve sonrasında aç kalması gerekmektedir.Ayrıca bir gece öncesinden barsak temizliği için verilen ilacın kullanılması gerekmektedir.
  • İVP tetkiki yaptırması sakıncalı olan hastalar ise şu şekilde sıralanabilir. İlaca bağlı Alerjik reaksiyon geçirme öyküsü olan hastalar,hamileler,böbrek yetmezliği olanlar (böbrek fonksiyon testlerine bakılarak karar verilir) ve doktordan İVP çektiremez şeklinde beyan almış olanlar bu tetkiki yaptıramazlar.

Kalın Barsak Filmi (Kolon Grafisi)

Kolon Grafisi ne zaman gereklidir?

 

Nedensiz yeni meydana gelen kabızlık yada geçmeyen ishaller
İzah edilemeyen karın ağrıları
Karın içinde kitle saptanması
Dışkıyla kan görülmesi

Kolon Grafisi yapılmaması gereken durumlar nelerdir?
Tosik Megakolon hastalığında
Pseudomembranous colitis (antibiyotiklere bağlı ishallerin geliştiği haller)
Rektum (son barsak) dan biopsi alınmasından sonraki 7 gün içinde
Yakın zamanda barsak ameliyatı geçirmiş olmak

Kullanılan ilaçlar:
Baryum içeren hazır ilaçlar
Buscopan ampul

Kolon grafisine hastayı hazırlama:

Hastanın hamile olup olmadığı mutlaka sorulmalı ve belirlenmelidir.

Hasta psikolojik olarak filme hazırlanmalı ve yapılacaklar anlatılmalıdır

Kullanılacak olan ilaçlara karşı duyarlılık araştırılmalı ve kontrol edilmelidir.

Hasta bir gece öncesinden kolon temizliği yapılarak (laksatifler,lavmanlar v.s. ile) kolon filmine hazırlanmalıdır.

Bir gün önceki akşamı posasız bir diyet verilmelidir.(Diyabet hastaları için özel bir diyet gerekebilir)

Teknik

Film dozunu,anatomik yapıyı ve kolon temizliğinin durumunu değerlendirmek için boş bir “kontrol filmi” alınır.

Hasta sol yan pozisyona yatırılarak anal kanaldan son barsağa kanül/katater uygulanır.Lavman yoluyla bu pozisyonda ,daha sonra sırtüstü de yatırılarak Baryumlu sıvı barsak içine sevkedilir.Oldukça ileriye gitmesi ve daha sonra çift kontrast film çekebilmek için içeriye hava da sevkedilir.

Bu arada barsağın sapzm yapmasını engellemek için buskopan gibi bir düz kas gevşetici ilaç verilir.

Flouroskopi kontrol altında baryumun ulaştığı bölgeler gözlenerek seri halde filmler alınır.

Hasta değişik pozisyonlara çevrilerek her yönden film alınması sağlanır.

Hasta tuvalete gönderilerek baryumun boşaltılması sağlanır.

Tamamen boşalttıktan sonra da boşalmış kolonun filmi tekrar alınır.

Girişimsel Radyoloji 

Nedir?
Bir çok hastalığın cerrahiye alternatif olarak perkütan girişimle tedavilerinin yapılma yöntemidir.

 

Niçin Girişimsel Radyoloji ?

  • Cerrahinin uygulanamadığı durumlarda yapılabiliyor olması

  • Sonuçlarının cerrahi ve diğer tedavi yaklaşımlarına benzer olması

  • Genellikle anestezi gerektirmemesi

  • Komplikasyon oranlarının düşüklüğü

  • Kısa hastane kalış süresi ve bakım kolaylıkları

  • Genellikle daha düşük maliyette olması tercih edilmesindeki nedenlerdir.

Biyopsiler:

  • İnce iğne aspirasyon biyopsileri ya da Tru-cut biyopsileri çeşitli radyolojik görüntüleme teknikleri (Ultrasonografi ve/veya Bilgisayarlı Tomografi ) eşliğinde

  • Boyun kitleleri ve Tiroid nodülleri

  • Toraks kitleleri

  • Batın içi organ biyopsileri (Karaciğer, pankreas, böbrek)

  • Kemik biyopsileri uygulanır.

  Panoromik Sefalometrik Röntgen

 

         

 

 

 
Tanir Medya